Batı Poliarşileri ..
Poliarşi kelime anlamı olarak çokların yönetimi demektir. Poliarşi, seçmenlerin çıkar ve arzularını dikkate alması için yöneticileri zorlayıcı bir şekilde işlemesi bakımından demokrasinin kaba bir versiyonu olarak da nitelendirilebilir . Özelliklerini sıralayacak olursak
- hükümet seçilmiş kişilerin elindedir
- Secimler serbest ve adildir
- her yetişkinni pratik olarak oy verme hakkı vardır .
- özgür basın ve protesto hakkı vardır .
Batı Poliarşileri iki genel özelllik bakımıdnan diger rejim türlerinden ayrılırlar . Bunlardan ilki muhalefete karşı daha geniş bir hoşgörü olmasıdır . Bu sayede iktidarın keyfi tutumları kontrol altına alınabilir ve rekabetçi parti sistemi oluşabilir .
İkinci özellik ise güvenilir bir orandaki halk özgürlügünü teminat altına almaya yetecek kadar yaygın bir siyasete katılma fırsatıdır .
Batı Poliarşilerinin hepsi birbirne benzer degildir . Bazıları merkezi ve çogunluk yönetimine meyilliyken digerleri iktidarın parçalanmasına ve çogulculuga meyillidir .
Westminster modeli olarak adlandırılan çogunluk demokrasileri Yeni Zelanda, Avustralya, Kanada, İsrail gibi ülkelerde görülür.Özellikerlini sıralayacak olursak:
- Tek parti hükümeti
- Kuvvetler Ayrılıgı yok
- iki parti sistemi
- üniter ve merkezileşmiş hükümet
Ortaklaşmacı demokrasi sistemi ise ; Belçika, İsviçre, Avusturya gibi dini, ideolojik, bölgesel. kültürel olarak bölünmüş olan devletlerde görülür . Özelliklerini sıralayacak olursak:
- koalisyon hükümeti
- kuvvetler ayrılıgı
- etkin bir çift meclisli sistem
- çok parti sistemi.
Yeni Demokrasiler
Dogu Avrupada yıllarca egemenligini sürdüren diktatörlüklerin ve komünizmin yıkılmasıyla demokrasiye geçiş çalışmaları başladı ve yeni demokrasi bazıları için yarım demokrasi kavramı olusmaya başladı .
Bu sürecin temel özellikleri çok partili seçimlerin benimsenmesi ve iktisadi reformların uygulamaya sokulmasıdır. Bu rejimlerin tam demokrasi olarak adlandırılmamasının iki sebebi vardır . Birincisi yıllarca komünist mirasın bir anda atlatılamamasıdır. İkinci sebep ise iktisadi reformlarla yaşanan ekonomi şokudur. Büyüyen işsizlik ve enflasyon oranı halkta ciddi güvensizlige yol açmış ve sosyal eşitsizlige neden olmuştur.